Archive - 2011

Tarih
Tür

Eylül 23rd

Hindistan cevizinin faydaları

Srilanka, Malezya ve Afrika ülkelerinde yetiştirilir. Baharat olarak kullanılan, bilinen Hindistancevizi meyvesinden farklıdır. Küçük hindistancevizi olarak anılır fakat tamâmen farklı olan bir bitkidir. Tropik bölgelerde (Moluk Adaları) yetişir. Yaz ve kış yeşil olur. 10 m yüksekliğindedir. Avrupalılar buna muskatcevizi de derler. Çünkü Avrupa’ya eskiden Arabistan limanlarından Muskat’tan gönderilirdi. Tohumları tıpta kullanılır. Meyveleri kapsül biçimdedir. Her kapsül irice bir tohum ihtivâ eder. Tohumun içinde “arillus” denilen ağsı bir örtü vardır. Tohumları ve etli olan aril denilen kısmı kullanılır. Tohumları miristisin, uçucu yağ, nişasta ihtivâ eder. Aromatik kokusundan dolayı bâzı ilaçların bileşimine girer. Sindirim kolaylaştırıcı ve gaz söktürücü etkisi vardır.

Hardalın Faydaları

0,2-1,5 m boylarında beyaz veya sarı çiçekli, yıllık otsu bitkilerdir. 10 kadar türü vardır. Türlerinin çoğu Akdeniz çevresi memleketlerinde yetişir. Hardalın beyaz hardal otu, siyah hardal otu, yabanî hardal olmak üzere değişik türleri vardır.

Siyah hardal otu (Sinapis nigra) : 1-1,5 m boyunda, bir yıllık sarı çiçekli otsu bir bitkidir. Yaprakları saplıdır. Meyveleri 1-3 cm uzunlukta 2-3 mm genişlikte, sap üzerine yatık, tüysüz, hemen hemen dört köşeli, kısa sivri uçludur. Yassı ve köşeli olan meyvelerinde tohumların bulunduğu yerler şişkindir.

Eylül 22nd

Defne yaprağının faydaları

6-18 m yüksekliğinde, yuvarlak tepeli ve sık dallı bir ağaç veya ağaçtır. Almaşık sapın iki yanında karşılıklı değil de aralıklı olarak bir sağda, bir solda bitmiş yapraklar şeklinde dizilmiş, 7.5-10 cm uzunluğundaki yapraklar oval biçimli, donuk renkli derimsi ve sert kenarları da genellikle dalgalıdır. Bitkinin sarımsı veya yeşilimsi beyaz renkte küçük çiçekleri, olgunlaştığında rengi koyu mora dönen tek tohumlu, etli meyveleri vardır.

Bitkinin kullanılan kısmı yaprak ve meyveleridir.

Çörek otunun faydaları

Haziran-temmuz ayları arasında yeşille karışık açık mâvi renkli çiçekler açan, 20-40 cm boyunda bir senelik, otsu bir bitkidir. Yol kenarları ve bilhassa ekin tarlaları içinde bulunur. Gövde dik ve kısa tüylüdür. Yaprakların alttakileri saplı, üsttekileri sapsızdır. Çiçekler uzun saplı ve tek tektir. Taç yaprakları iki loplu ve bal özü bezleri taşıyan 8 tâne küçük parça hâlindedir. Meyveleri çok tohumlu olup, tohumlar siyah renkli ve oval şekillidir. Güney Avrupa, Balkan memleketleri, Kuzey Afrika, Türkiye ve Hindistan’da yetiştirilmektedir. Bitkinin kullanılan kısımları tohumlarıdır. Tohumları tamâmen olgunlaştıktan sonra toplanır ve güneşte kurutulur.

Anasonun faydaları

Haziran-ağustos aylarında, beyaz renkli çiçekler açan, 50-60 cm yüksekliğinde, bir senelik bitkidir. Gövdesi dik, silindir biçiminde, içi boş, çok dallı, tüylü ve üstü çizgilidir. Alt yaprakları uzun saplı, oval veya kalb biçimindedir. Çiçekler bileşik şemsiyelerde toplanmışlardır. Meyveleri armut şeklinde küçük, üzeri tüylü, yeşilimsi sarı renklidir. Başta Ege bölgesi olmak üzere bütün Anadolu’da bahçelerde yetiştirilir.

Baharatlar hakkında genel bilgi

- Baharatlar, çiçek, yaprak veya kabukları kurutularak, dört mevsim lezzet ve şifa dağıtırlar.

- Bazen bir çiçeğin, bazen dev bir ağaç kabuğunun, bazen de bir orkide soğanının adı olan baharatlar, insanoğlunun çok eskilerden beri değişik amaçlarla kullandığı bitkilerdir.

Diş ipi hakkında her şey

Sadece fırçalamak yetmiyor..

Tam bir ağız bakımı için yalnızca dişleri fırçalamak yeterli değildir, çünkü diş fırçalamakla dişlerimizin tüm ara yüzeylerine ulaşamayız. Diş ipi kullanımı, diş eti hastalıklarıyla mücadelede ve ağız sağlığımızı korumada yardımcı olur.

Peki diş ipi nasıl kullanılır? Daha etkili bir diş ipi kullanımı için nelere dikkat etmeliyiz? Diş ipleri her iki elin baş parmakları veya işaret parmakları arasında gergin tutularak dişlerin arasına girilip, temizlenmesi şeklinde uygulanır. Köprü gövdelerinde ise gövde altına girebilecek şekilde üretilmiş iplerle gövdenin altı temizlenir.Dişipi kullanırken dişetini tahriş etmemeye özen gösterilmelidir. Bu tür ürünlerle yapılan temizliğin yanı sıra 6 aylık periyodik hekim kontrolleri mutlaka yaptırılmalıdır.

Hamilelikte Diş Sağlığına Dikkat!

Günlük ağız ve diş bakımını kesintiye uğratmamanız gerektiğini bir kez daha hatırlatalım.

Hamilelik sırasında oluşan hormon artışı, ağız mukozasını dış etkenlere karşı özellikle de bakteri plaklarına karşı daha hassas yapar. Plak birikimi ve diş eti hastalıklarıyla hamilelik sırasında oluşan hormonal değişiklikler arasında doğrudan bir ilişki vardır. Bu nedenle hamilelik öncesinde tam bir ağız muayenesinden geçerek ağız hijyenine kavuşmalı ve bunu sürdürme alışkanlığını kazanmalısınız.

20'lik Dişler Ve Öncesindeki Sorunlar

Diş sağlığına neden para ayırmıyoruz?

Avrupa'da toplam sağlık harcamalarının yaklaşık yüzde 10'unun diş tedavi ve bakımına ayrıldığı, Türkiye'de ise bu oranın yüzde 1'i bile bulmadığı bildirildi

Türk Diş Hekimleri Birliği (TDB) Genel Başkanı Prof. Dr. Murat Akkaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ağız ve diş sağlığının genel sağlığın ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkati çekti.

Türkiye'de ağız ve diş sağlığıyla ilgili en büyük sorunun, koruyucu hizmetlerin planlanmaması olduğunu vurgulayan Akkaya, ağız ve diş sağlığıyla ilgili akla gelebilecek her türlü sorunun boyutlarının çok yüksek olduğunu belirtti.

Akkaya, diş bakımı konusunda Türkiye'nin kesinlikle sınıfta kaldığını ifade ederek, şöyle konuştu:

Dişlerdeki Lekelerden Nasıl Kurtuluruz?

Dişte kalan parçacıklar bile kalıcı renk değişimlerine neden olabiliyor...

Dişteki lekeler genellikle basit bir temizlik ile giderilebilir. Diş doktorları tarafından uygulanan diş taşı temizliği sonrasında polisaj denilen bir işlem uygulanır. Polisaj işlemi dişlerin üzerine özel bir macun uygulayarak bir lastik yardımıyla dişleri daha beyaz hale getirme işlemidir. Polisaj işlemi sonrasında dişlerdeki lekeler çıkmıyorsa ya çürük vardır ya da diş lekesi derine işlemiştir. Dişin içine işlemiş lekeleri temizlemenin yolu da diş beyazlatmadır.

Anne adaylarına önemli uyarı!

Trabzon Diş Hekimleri Odası Başkanı Mustafa Yıldız, sağlık problemlerinin ne zaman ortaya çıkacağının pek belli olmadığını, bu nedenle anne olmaya karar veren kadınların hamilelik öncesi mutlaka diş hekimine başvurması gerektiğini söyledi

Hamilelik öncesinde diş hekimine başvurulduğunda ileride ortaya çıkabilecek sorunların hekim tarafından değerlendirilerek, gerekli tedavinin uygulanacağını belirten Yıldız, "Örneğin, küçük çürükler hiç belirti vermeden hamilelik sırasında ilerleyerek ağrı oluşumuna yol açabilir. Henüz başlangıç halinde tespit edilip gerekli tedavi uygulanırsa sorun ilerlemeden çözülmüş olacaktır" dedi.

Dişlerde Leke Oluşturan Yiyecekler

Dişlerinizde leke oluşmasını istemiyorsanız bu gıdalardan uzak durun...

Diş beyazlatma işleminin uzman hekimler tarafından yapılması gerektiğini belirten Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu, “Kimyevi olarak bu ürünler içeriğinde zayıf beyazlatıcı barındırıyor. İçeriğindeki boya maddesi sayesinde dişler beyazlamış gibi görünebiliyor fakat üründeki leke giderici aşındırıcılar, diş minesine ve diş etine zarar veriyor” diyor. Diş beyazlatma işlemi dişhekimlerince iki şekilde uygulanıyor.

* Ev tipi beyazlatma işleminde ağız ölçünüze uygun kalıplar hazırlanıyor. Bu kalıbın içine bir ilaç konularak, beyazlatılacak dişlerin üstüne yerleştiriliyor ve günde ortalama 4–6 saat takılması gerekiyor. İşlem ortalama 1 - 2 hafta sürüyor.

Her yüz çocuktan 84'ünün dişi çürük!

Çocuklara diş fırçalama alışkanlığı kazandırılması için harekete geçen Sağlık Bakanlığı, 0-12 yaş aralığındaki her 100 çocuktan 84'ünde en az bir çürük diş olduğuna dikkat çekti.

Sağlık Bakanlığınca başlatılan çalışma çerçevesinde Antalya İl Sağlık Müdürlüğü'ne bağlı Ağız ve Diş Sağlığı Şube Müdürlüğü tarafından Kepez ve Döşemealtı ilçelerindeki 16 ilköğretim okulunda eğitim gören birinci sınıf öğrencilerine diş fırçası ile yüzeysel flor uygulaması yapıldı.

Ağrıyan dişinizin üstüne ağrı kesici koymayın!

Ağrıyan diş üzerinde ve dişlerin arasında bulunan gıda birikintilerinin, diş fırçası ve diş ipi kullanılarak temizlenmesini tavsiye eden uzmanlar, ağrıyan dişin üzerine de ağrı kesici ilaç konulmamasını istedi.
Bursa Duaçınarı Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi'nden yapılan açıklamada, dişler arsında kalan gıda birikintilerinin yarım su bardağına yarım çay kaşığı tuz ilave edilerek elde edilen tuzlu su ile ağzın iyice çalkalanmasıyla da temizlenebileceği belirtildi. Açıklamada, kesinlikle ağrıyan diş üzerine Aspirin ya da herhangi bir ağrı kesici ilaç konulmaması gerektiği vurgulandı. Kimyasal yapıları nedeni ile ağrı kesicilerin diş etinde ve çevre yumuşak dokularda tahrişlere neden olabildiğine işaret edilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: