warning: Creating default object from empty value in /home/hayat/domains/bilimvehayat.com/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

sağlık

Ergenlikte aşırı atıştırmak obezite nedeni

Ergenlik; 10-19 yaş grubu olarak tanımlanan ve bebeklikten sonra büyümenin en hızlı olduğu dönem. Bu dönemdeki dengesiz ve sağlıksız beslenme kilo fazlalığına yol açıyor.

Obezitenin son yıllarda gençlerde görülme oranının % 10’nun üzerine çıktığını belirten Diyetisyen Aysu Aydın, ergenlerin beslenmesinin genellikle dengesiz ve yetersiz olduğunu söyledi. Aydın, bu dönemde dışarıda yemek yeme sıklığı arttığı için beslenme alışkanlıklarının değiştiğini, fast food tüketiminin arttığını belirtti:

Yüksek tansiyonda beslenme şekli önemli

Kan basıncının kontrolünde doktor ziyaretleri, ilaç tedavisi ve beslenme şekli önemli.

Çalışmalar, bazı bitkisel takviyelerin, yüksek tansiyonun tedavisini desteklediğini gösteriyor

Körlüğün tedavisi için yapay kornea!

Bilim insanları, kornea rahatsızlıkları nedeniyle yaşanan körlüğün tedavi edilebilmesi için gelecekte yapay korneaların kullanılabileceğini belirtti.

Bilim insanları, yaptıkları araştırmalarla bağışçı sıkıntısı nedeniyle çok az gerçekleştirilen kornea naklinde yapay protezler kullanarak çığır açmayı planlıyor. Böylece, kornea nakli ihtiyacı duyan hastaların körlüğü giderilebileceği gibi, yapılan nakillerde protezin uyum sağlamama riski de ortadan kaldırılmış olacak.

Depresyon “küresel hastalık” olarak tanımlanıyor!

Dünya Sağlık Örgütü depresyonu “küresel hastalık” olarak tanımlıyor, öyle ki tüm toplumlarda her yaştan 350 milyondan fazla insanı etkiliyor. Bu nedenle depresyondaki kişiye yaklaşım büyük önem taşıyor.

Depresyon, tek bir nedene bağlı olarak ortaya çıkmayan, birçok faktörün etkili olduğu bir hastalık. ‘Her şeyde başarısız oluyorum, yetersiz biriyim’ gibi kalıplaşmış düşünce ve şemalar kişide karamsarlık, çaresizlik duygularını uyandırıyor. Uzman Klinik Psikolog Elçin Orhan, depresyondaki kişiye yardım etmenin başlıca 3 kuralını şöyle açıklıyor:

Güneşin cilde etkileri sonbaharda çıkıyor

Kavurucu yaz güneşi etkisini kaybetmeye başladı. Estetik uzmanlarına göre, cildin güneşten yazın gördüğü zararlar sonbahar aylarında ortaya çıkıyor, bunlardan biri de cilt lekeleri.

Güneş ışınlarının ruh ve beden sağlığı üzerinde önemli yararları var ancak faydaların yanı sıra insan vücuduna pek çok zarar da verebileceği herkesin malumu.

Medikal Estetik Hekimi Dr. Yasemin Savaş, güneşin yarattığı bu olumsuz etkilerin önemlilerini şöyle sıralıyor:
• Katarakt ve göz kanseri,
• Cilt kanseri, ciltte kırışıklık, hücre yenilenmesinde aksama, melanin pigmentinin aşırı çalışması sonucu dengenin bozulması ile meydana gelen güneş lekeleri, ciltte savunma mekanizması olarak kalınlaşma ve nem kaybı-kuruluk, çiller, sivilcelerde artma,
• Kılcal damar genişlemeleri, varis,

Emzirmenin bebek beslenmesindeki önemi

Sağlık Bakanlığı'nın, emzirmenin bebek beslenmesinde öncelikli tercih edilmesi için yürüttüğü çalışmalar sonuç verdi. İlk 6 ay sadece anne sütü ile beslenen bebek oranı 5 yılda 2 katına çıktı.

Sağlık Bakanlığı, emzirmenin bebek beslenmesinde öncelikli tercih edilmesi için uzun bir süredir çeşitli çalışmalar yürütüyor.

Erkek kısırlığının tedavisi zor değil

Çiftlerin yüzde 15'i çocuk sahibi olmakta zorlanıyor, yüzde 40'ında sorun erkekten kaynaklanıyor.

Erkek kısırlığının başlıca sebepleri arasında; hormonal, genetik sebepler, geçirilmiş iltihabi hastalıklar, doğumsal anomaliler, çevresel ve kimyasal etkenler bulunuyor. Türkiye'de özellikle de Karadeniz Bölgesi’nde erkek kısırlığının arttığını dile getiren Dr. Özörnek, erkek kısırlığı tedavisinin kadın kısırlığı tedavisine nazaran daha kolay ve başarı şansının daha yüksek olduğunu hatırlattı.

Çocuksuz çiftlere umut ışığı

Japonya'da bilim insanları, deri hücrelerinden alınan kök hücrelerle ürettikleri yumurtalardan yeni nesil fareler elde etti. Tekniğin çocuk sahibi olamayan çiftlere umut olabileceği belirtildi.

"Science" dergisinde yayımlanan çalışmada yumurtaların kök hücre kullanılarak üretilmesi ve bebek fare elde etme amacıyla döllenmesi için geliştirilen tekniğin insanlara başarılı bir biçimde uygulanması durumunda, çocuk sahibi olamayan çiftlere ve kadınların menopozdan sonra bile çocuk sahibi olmalarına yardımcı olabileceği ileri sürüldü.

Kyoto Üniversitesi'nde geçen yıl kök hücre kullanarak canlı spermler elde eden bilim insanları, bu kez benzer teknikle kök hücrelerden döllenebilir yumurtalar elde etti.

Annenin tansiyonu bebeği etkiliyor

Finlandiya'da yapılan araştırmaya göre, hamilelikte yüksek tansiyon, anne karnındaki bebeğin zeka gelişimini hayat boyu etkileyebilir.

Helsinki Üniversitesi'ndeki araştırmaya, 1934-1944 yılları arasında yüksek tansiyon hastası anneden doğan erkekler katıldı.

Aşırı kafein tüketimi göze zararlı

ABD'de yapılan araştırma, kafeinli kahveyi fazla tüketmenin, görme kaybı riskini artırabileceğini ortaya çıkardı.

Alabama Üniversitesi'ne bağlı Göz Bilim Merkezi'nden bilim insanlarının araştırması, kafeinli kahveyi fazla tüketenlerde, eksfolyatif glokom türü göz tansiyonu (göz merceğini tutan bağların zayıflaması ve kopması) riskinin artabileceğini gösterdi.

Kafeinli kahveyle göz tansiyonu arasındaki bağa ilişkin yapılan araştırmaya imza atan Jae Hee Kanf, göz tansiyonu ve göz tabakasında bozulma oranının en fazla, kafeinli kahve tüketiminde dünyada ilk sırada yer alan İskandinav ülkelerinde rastlandığını belirterek, bu gözlemden yola çıktıklarını vurguladı.

Kalp hastalığı yoksulu vuruyor

Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Akdemir, düşük ve orta gelirli ülkelerde ölümlerin yüzde 82'sinin kalp ve damar hastalıklarından kaynaklandığını söyledi.

Dünya genelinde her yıl 17 milyondan fazla insanın kalp ve damar hastalıkları nedeniyle hayatını kaybettiğine dikkati çeken Prof. Dr. Ramazan Akdemir ''Kalp ve damar hastalıkları, düşük ve orta gelirli ülkelerde ölümlerin yüzde 82'sinden sorumludur. Kalp hastalıklarının çoğunun, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve tütün kullanmama gibi yaşam tarzı değişikliğiyle önlenebileceği düşünüldüğünde, bu yüksek sayı üzücüdür'' dedi.

Okul çağı çocuklarında ağız ve diş bakımı

Süt dişlerinin sağlıklı olması en az sürekli dişler kadar önemli. Vaktinden önce kaybedilen süt dişleri sürekli dişlerin sağlığını bozduğu gibi dizilimini de etkileyebiliyor.

Okul çağı çocuklarında ağız ve diş bakımı hakkında bilgiler veren Çocuk Diş Hekimliği Uzmanı Doç. Dr. Şule Çıldır, ağız ve diş sağlığının, vücut ve beden sağlığının vazgeçilmez bir parçası olduğunu söyledi.

Okul öncesi çocuklarda 20 adet süt dişi bulunduğunu belirten Doç. Dr. Şule Çıldır, süt dişlerinin bu dönemde mutlaka anne-babalar tarafından temizlenmesi ve aynı zamanda diş fırçalama alışkanlığının da bu dönemde kazandırılması gerektiğinin belirtti:

Böbrek taşlarının lazer teknolojisiyle analizi

Kocaeli Üniversitesi Teknoparkı ve ABD'deki Silikon Vadisi işbirliğiyle yürütülen çalışmayla böbrek taşlarının lazer teknolojisiyle analiz edilmesi sağlanacak.

KOÜ Fen Edebiyat Fakültesi Elektro Optik Sistem Mühendisliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Arif Demir, böbrek taşının analizini yapmaya yönelik ''lazer etkileşimli plazma spektroskopi yöntemi'' için doktora tez çalışması başlatıldığını söyledi.

Diş çürümesini engelleyen mikroorganizma keşfedildi

İspanya’daki bilim insanları diş çürümesini engelleyen mikroorganizma keşfetti.

İspanya’nın Valencia kentindeki Kamu Sağlığı Araştırmaları Merkezi’nde görevli bilim insanları diş çürümesine engel olan bir mikroorganizma keşfetti.

Habertürk gazetesinde yer alan habere göre, insan bünyesinde var olan bu mikroorganizma sayesinde diş çürümeleri tarih olabilir.

Mikroorganizmanın görüntülerini yayınlayan bilim insanları, “Bu organizmayı yoğurt, sakız, ilaç ve diş macununda kullanacağız. Eğer çalışmalar yolunda gider ve bu ürünler toplum tarafından gerektiği şekilde yaygın olarak kullanılırsa diş çürükleri önümüzdeki beş yıl içinde tarih olacak” dedi.

''Türkiye Hastalık Yükü Çalışması''

''Türkiye Hastalık Yükü Çalışması''nı başlatan SGK, Türkiye'de en çok görülen ve sağlık sistemi içinde en fazla harcama yapılan kalp, tansiyon, diyabet, kanser, obezite ve böbrek hastalıklarını masaya yatırdı.

Belirlenen hastalıkların sayısal ve bölgesel istatistikleri çıkarılıyor, teşhis ve tedavi yöntemleri, tedavide kullanılan ilaçlar ile malzemeler, tedavi maliyetleri hesaplanıyor.

Çalışmalar tamamlandığında, en çok harcamanın hangi hastalık için yapıldığı belirlenecek.

Yapılacak planlama ile söz konusu hastalıkların teşhis ve tedavisinde maliyetler azaltılacak, sağlık bütçesi yeniden planlanacak.

İçeriği paylaş